12 Temmuz 2021

Yerli aşı çalışmaları hız kesmeden devam ediyor

VLP temelli yerli aşı Faz-2 aşamasında

DSÖ’nün aşı adayı listesine de giren ilk yerli virüs benzeri parçacık (VLP) temelli aşının, Faz-1 çalışmalarının bitmesinin ardından Faz-2 çalışmaları başladı. Faz-2 çalışmaları, 200 kişilik ekiple Ankara, Kocaeli ve İstanbul'da gece gündüz devam ediyor. VLP temelli aşı çalışmalarının Faz-2 aşaması 26 Haziran’da başlamıştı. 330 kişiyle yürütülecek Faz-2 çalışmalarına şu ana kadar 260 kişi gönüllü olurken, halen gönüllülerin başvuruları bekleniyor. Faz 2 çalışmalarının temmuz ayının içerisinde bitmesi ve ağustos ayı içerisinde de ara sonuçların alınmış olması öngörülüyor. Yerli aşı Faz-3 çalışmalarına ise eylül ayının başında başlamış olmayı hedefleyen uzmanlar, aşının sonbaharın sonuna doğru klinik kullanıma girmiş olmasını bekliyor. 

“Her türlü mutasyona veya varyanta uyarlanabilir”

VLP temelli yerli aşının en iyi yanı geliştiricileri Prof. Dr. Mayda Gürsel ile Prof. Dr. İhsan Gürsel tarafından, gelişebilecek her türlü mutasyona veya varyanta adapte edilebilir bir sisteme sahip olması olarak değerlendirildi. Araştırmayı yürüten Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Faz-2 Klinik Araştırmalar Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Fevzi Altuntaş da, aşının çalışmalarıyla ilgili “Faz-1 sonuçlarına da baktığımızda çok umut veren sonuçlar aldık. Fakat bunun aktivitesinin test edilmesi Faz-2 çalışmalarında olacak." dedi.

7 yerli aşıda süreç hızla ilerliyor

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Başkanı Erhan Akdoğan da, salgının başından itibaren 7 yerli aşı çalışmasının desteklendiğini ve gelinen son aşamaları anlattı. Akdoğan’ın aktardığına göre Atatürk Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde desteklenen aşı çalışmaları da canlı deneyi aşamasına ulaştı. TÜSEB Başkanı Akdoğan ayrıca şunları kaydetti:

“İlk yerli aşımız TURKOVAC ile sadece bilimsel bilgiyle kalmadığımızı bir teknolojiye geçiş olduğunu ve bir ürünün elde edildiğini görüyoruz. Ayrıca Faz-3 çalışmalarımızın uluslararası geçerliliği olması için bazı girişimlerde bulunduk ve çalışmalarımız yurtdışında da yapılacak.

Gönüllü başvurularında bir milyonu geçtik şu anda. Gönüllü olmak için aşılı olmamak, Covid-19 geçirmemiş olmak, hâlihazırda COVID pozitif olmamak, kronik bir rahatsızlığı olmamış olmak ve 18-55 yaş aralığında olmak gerekiyor. Şunu çok net bir şekilde gördük ki milli aşımıza halkımız tarafından müthiş bir teveccüh var. Halkımız kendi bilim insanlarımıza ve hekimlerimize çok yüksek derecede güven duyduğunu gösteriyor.”

Yurtdışına yerli teknoloji ihraç ediliyor

Türkiye’nin özellikle şehir hastaneleri ile beraber çok ciddi bir altyapısının olduğunu ifade eden Akdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Pandemi sürecinde e-Nabız gibi dünyanın sayılı dijital ekosistemlerinden birine sahip olduğumuzu ve bunu etkin kullanabildiğimizi gördük. Aşı kartları gibi birçok yeniliğe de hızlı bir şekilde adapte olabildiğimizi ve mevcut teknolojiye zaten sahip olduğumuzu gördük. Bugün TÜSEB destekli yerli ventiletörümüzü, yurtdışında ihraç ettiğimiz gibi birçok ihtiyacı olan ülkeye de bağışlamış durumdayız. Sağlık Bakanlığımızın gücü ve birimleriyle beraber müthiş bir eşgüdüm ve koordinasyon içerisinde ilerliyoruz."