19 Mayıs 2021

ABD'nin iftirasını Türk Yahudi Toplumu yalanladı

İsrail’in işgal ettiği Filistin günlerdir saldırı altında

İsrail saldırıları ve ablukasının hedef aldığı Gazze Şeridi'nde insanlık dramı yaşanıyor. İşgal altındaki Doğu Kudüs'te Şeyh Cerrah Mahallesi'nde yaşayan Filistinlilere zorunlu göç tehdidi nedeniyle başlayan gerilim, İsrail'in 7 Mayıs'ta yatsı namazı sırasında Mescid-i Aksa'yı basarak cemaate plastik mermi ve ses bombalarıyla müdahale etmesiyle giderek arttı. İsrail ordusu 10 Mayıs'tan bu yana Gazze'nin kuzey kesiminin doğu ve batı bölgelerinde bulunan farklı hedefleri top atışlarının yanı sıra hava ve denizden de eş zamanlı olarak yoğun biçimde bombaladı.

İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 63'ü çocuk, 36'sı kadın olmak üzere 221 kişi hayatını kaybetti. İsrail, evleri, sokakları, altyapıyı, medya binalarını, direniş güçlerine ait noktaları hedef alırken yaşamını yitirenler arasında bir gazeteci ve travma tedavisi gören 11 Filistinli çocuk da yer aldı.

ABD yönetimi Hamas’ı kınadı, İsrail’e arka çıktı

ABD ve Biden yönetimi Filistin-İsrail hattında İsrail'in Filistinlilere yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarına karşı bir taraftan İsrail'in son dönemde Gazze'ye yönelik saldırılarını "meşru müdafaa hakkı" diyerek desteklerken, bir taraftan da artan gerilimi azaltmak için açıklamalarda bulundu. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, İsrail'in saldırılarında birçok sivil ve çocuğun hayatını kaybetmesine tepki göstermedi, bölgedeki çatışmadan sadece Hamas'ı sorumlu tuttu. 10 Mayıs'taki açıklamasında, Doğu Kudüs'teki şiddet olaylarından endişe duyduklarını ve olayları yakından takip ettiklerini belirtirken İsrail'i kınamaktan kaçınan Psaki, 13 Mayıs'ta, gazetecilerin ısrarlı sorularına rağmen İsrail'in 18'i çocuk 87 Filistinlinin ölümüne yol açan füze saldırılarını da kınamaktan kaçındı. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki 14 Mayıs'ta İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarını "meşru müdafaa" olarak nitelendirerek İsrail'e desteğini yineledi.

Gazze saldırıları öncesinde ABD'nin İsrail'e güdümlü füze satışına onay verdiği ortaya çıktı. Biden, Netanyahu ile telefon görüşmesinde bölgede ateşkesi desteklediğini ifade ederken Netanyahu, ABD'nin kendilerini desteklediğini söyledi.

Bölgede gerginlik iyice artarken 12 Mayıs’ta ilk açıklamasını yapan Biden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonda görüştüğünü belirterek "Binlerce roket topraklarına düşerken İsrail'in kendini savunma hakkı var." dedi. Joe Biden yönetimi sadece Hamas'ı kınarken, İsrail'in saldırılarını ise "meşru müdafaa hakkı" olarak nitelendirdi. Biden, 16 Mayıs'ta telefonda görüştüğü Netanyahu'ya bölgede "ateşkese" destek verdiğini ilk kez dile getirdi. Ayrıca ABD; 10,12,13 ve 17 Mayıs’ta İsrail-Filistin krizi için toplanan BMGK'nin somut adımlar atmasını ve ortak açıklama yapmasını engelledi.

Türk Yahudi Toplumu ABD Dışişleri Sözcüsü Price’a tepki gösterdi

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, İnsanlığın ortak kuruluşlarının kararlarına, temel insan haklarına, uluslararası hukuka ve tüm insani değerlere aykırı olan İsrail’in eylemlerin derhal durdurulması gerektiğini savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yahudi karşıtı bir dil kullandığını ve bunun kınanması gerektiğini belirtti. Paylaşımdan hemen birkaç saat sonra Türk Yahudi Toplumu’ndan Price’a yanıt geldi.

Türk Yahudi Toplumu, sosyal medya hesaplarından yayımladıkları açıklamada ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Price’ın iddiasına tepki verirken "Bölgedeki trajediler son derece üzücü olsa da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yahudi karşıtı olduğunu öne sürmek çok haksız ve çok ayıptır. Tam tersine kendisi bize karşı her daim yapıcı, destekleyici ve teşvik edici olmuştur." ifadelerini kullandı.

Paylaşımda, Erdoğan'ın Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva ve Türk Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh'in de aralarında bulunduğu azınlık cemaati temsilcileriyle bir araya geldiği iftar yemeğinden fotoğraflar da kullanıldı.