21 Haziran 2021

Türkiye sağlık sistemiyle gücünü bir kere daha gösterdi

‘Bu Topraklara Aşık’ serisinde Türkiye Avrupa kıyaslaması

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının hazırladığı "Bu Topraklara Aşık" isimli film serisinde Türkiye’de yaşayan ve aşı olma sırası gelen uluslararası misafirlere söz verildi. İletişim Başkanlığınca hazırlanan video, Türkiye’deki uluslararası misafirlerin Covid-19 aşılama sürecindeki tecrübelerini ve Türk sağlık sistemiyle ilgili memnuniyetlerini dile getirmelerine fırsat tanıdı. Türkiye’de koronavirüs ile mücadele kapsamında alınan önlemler ve atılan adımlar sonucunda gelinen noktada toplam yapılan aşı sayısı 42 milyonu aşarken, Türkiye’yi kendi ülkeleriyle kıyaslayan misafirler de Türkiye’nin sağlık sisteminin ne kadar güçlü ve yetkin olduğunu anlattı. "Bu Topraklara Aşık" serisinde Balıkesir, İzmir, Muğla ve Antalya'ya yerleşen ve uzun süredir yaşamını bu bölgelerde sürdüren İtalyan, İngiliz, Alman ve Yunan vatandaşları, kendi ülkeleriyle Türkiye'nin sağlık sistemini kıyaslayarak Türk sağlık sistemini ne kadar başarılı bulduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, videoyu sosyal medya hesabından paylaşırken “Ülkemizde yaşayan uluslararası misafirlerimiz Türk sağlık sistemiyle ilgili memnuniyetlerini ‘Bu  Topraklara Aşık’ serisinde anlattı. Koronavirüs ile mücadelede dünyaya örnek olacak gayretle işlerini yapan başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere tüm kamu görevlilerimize minnettarız.” ifadelerini kullandı.

"Buradaki sağlık sistemi Almanya’dakinden daha iyi”

Film serisinde görüşlerini anlatan isimlerden ikisi Almanya'dan gelen ve Antalya'da yaşayan Marion Füller ve Michael Wigant oldu. Wigant, Türk toplumunun salgın tedbirleri konusunda çok özenli davrandığını, mesafenin korunduğunu, her yerde maske takıldığını söyledi ve şunları ekledi:

"Burada hükümet tarafından kapanma döneminde yapılan şeyler Almanya’da yapılanlardan daha iyi. Burada yaşlı insanlara, alışverişe gidemeyecek durumda olan insanlara bakılıyor, tıbbi destek daha iyi. Almanya’dan farklı olarak aşılama yaşa bağlı olarak daha iyi yapılıyor. Kendimizi burada Almanya’dan daha güvende hissediyoruz. Bu da sadece 14 günlüğüne bile olsa Almanya’ya gitmemiş olmamızın ve burada kalmamızın nedenlerinden biri. Yakın zamanda da Almanya’yı ziyaret etmeyeceğiz."

Wigant Türkiye’nin sağlık sitemini Almanya ile kıyaslarken "Almanya’da röntgen için iki ay bekliyorum, burada ise 20 dakika. Neden buradaki sistem daha iyi, Almanya’da durum neden bu kadar kritik bilmiyorum fakat bana göre Türkiye’deki sağlık sistemi Almanya’dakinden iyi." diye konuştu.

Covid-19 aşılarını Türkiye'de yaptırdıklarını aktaran Marion Füller de aşının sebep olduğu bir sorun yaşamadığını belirtti. Füller, "Buradaki sağlık sistemi Almanya’dakinden daha iyi. Almanya’da bana KOAH teşhisi konmuştu fakat bunun arkasında astım ve alerji gibi iki rahatsızlığın daha olduğunu Türkiye’deki aile hekimim buldu. Burada yoğun bakım yatak sayısının hep yeterli olduğunu duyuyoruz. Almanya’da ise sağlık sistemi çöktü." dedi. Füller kendisini Türkiye’de çok iyi hissettiğini dile getirirken Almanya’ya dönmek istemediğini ve burada mutlu olduğunu ekledi.

“Her şey hızlı ve başarılı şekilde halledildi"

Yunanistan'dan Balıkesir'e gelen Yiannis Yiatilis de Türkiye’deki Covid-19 aşılama programına ve Türk sağlık sistemine hayranlıklarını dile getiren bir diğer isimdi. Sırası geldiğinde internetten kolaylıkla randevu aldığını söyleyen Yiatilis, “Günüm geldiğinde hastaneye gittik ve her şey mükemmel şekilde tamamlandı. Her şey temiz ve güzeldi, 2 dakika bile bekletilmedik. Her şey hızlı ve başarılı şekilde halledildi." dedi. Türkiye’deyken kendini evinde gibi hissettiğini belirten Yiatilis ayrıca,  "Bence doktorlar ve personel çok çok iyi eğitilmiş. Devlet hastanelerindeki yoğunluğa rağmen her şey çok net ve temiz. Ayrıca herkesi bilgilendiriyorlar ki bu da Avrupa standartlarında çok nadirdir. Açıkçası çok sevdim ve bence insanlara saygılı olmak yüksek seviyede bir medeniyeti gösteriyor." ifadelerini kaydetti.

“Türkiye’de son 15 yılda yaşanan değişime hayret ediyorum"

İtalya'dan İzmir'e gelen Carlo Brivio da aşı olmak için İtalya'ya dönüp dönmemeyi düşündüğünü, bunu arkadaşlarıyla konuştuğunu ancak ülkesinde aşı durumunun belirsiz olduğunu aktardı. Eşinin Türkiye'de, köydeki doktoru aşıyla ilgili bir şey sormak için aradığını ve doktorun kendilerini aşı olmaya davet ettiğini anlatan Brivio, şunları kaydetti:

"Buna inanamadım. Sonrasında eşim gittiği anda kayda alındı ve aşısı yapıldı. Ben de sonraki hafta için aşı randevusu aldım. Üç hafta sonrasında da ikinci aşılarımızı olduk. Hiçbir sorun yaşamadık. Süreç mükemmel işledi. Aşılama sonrasında önce onu, sonra da beni aradılar. İyi olup olmadığımızı, bir problem yaşayıp yaşamadığımızı sordular. Bu yaşadıklarımı İtalya’daki arkadaşlarıma anlattığımda hala aşı olmadıklarını öğrendim. Sadece İtalya için demiyorum, ABD’de de Belçika’da da yaşadım. Bu yüzden bu ülkelerdeki durumlar hakkında da bilgim var. Türkiye’de son 15 yılda yaşanan bu değişime hala hayret ediyorum."

“Birçok ülkeden avantajlıydık”

Birleşik Krallık'tan Muğla'ya gelen İngiliz vatandaşları Tudor Hughes ve Barbara Hughes da Türkiye'de geçirdiği aşılanma sürecinden bahsetti. Türkiye'nin tartışmasız yaşanabilecek en güzel yerlerden olduğunu belirten Hughes, Covid-19 aşılama sürecinin çok kolay ve pratik olduğunu anlattı. Türkiye'deki sağlık sistemini öven Hughes, şunları kaydetti:

"Türkiye’nin sağlık sistemine duacı olduğumu söylemekten başka bir şey diyemem. Birleşik Krallık’tan daha farklı. Bizim ülkemizde polikliniklerimiz yok. Eğer bir probleminiz varsa yapmanız gereken ilk şey genel pratisyeni aramaktır. Sonra da bir uzmana gitmek için randevu alırsınız, beklemek zorunda kalırsınız. Kan testi vermeniz gerekse bile yine doktor beklersiniz. Kısacası her şey zaman alır. Burada ise poliklinikler var. Tüm testlerinizi yapıyorlar, günün sonunda durumunuzun ne olduğuna dair bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Benim için harika bir sistem."

Barbara Hughes da "Sadece biz değil, burada bizim yaş grubumuzdaki herkes aşısını oldu. Dürüstçe söylemek gerekirse birçok ülkeden avantajlıydık. Erkek kardeşim İspanya’da yaşıyor, hala bekliyor. Teyzem 80 yaşında ve Güney Afrika’da hala bekliyor. Evet, burası çok daha verimli." diye konuştu.